
Işık Kılavuzu ve Difüzör Filmler Görüntüyü Nasıl Değiştirir?
Noktasal ışık nasıl yüzeye yayılır
Bir LCD'nin arkasındaki ışık kaynakları küçük ve çok parlaktır. Ekranın önünde ise kesintisiz, geniş ve mümkün olduğunca eşit bir aydınlık alan görmek isteriz. Bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmez. Işık kılavuzu, yansıtıcı levha, difüzör ve prizmatik filmler birlikte çalışarak kaynakların yerini gizler. Panel söküldüğünde ince plastik yapraklar gibi görünen parçaların her biri, ışığın belirli bir özelliğini düzenler.
Işığın bir ortam içinde yön değiştirmesi ve yüzeylerde farklı biçimde davranması, temel optik ilkelerine dayanır. Burada amaç görüntü bilgisini değiştirmek değil, görüntüyü taşıyacak aydınlatmayı hazırlamaktır. Hazırlanan alan eşit değilse sıvı kristal hücreler doğru çalışsa bile sonuç lekeli görünür. Bu nedenle arka aydınlatma kusuru ile piksel kusurunu birbirinden ayırmak gerekir.
Bu parçaların başarısı en kolay geniş, tek renkli alanlarda görülür. Film sahnesindeki ayrıntılar küçük eşitsizlikleri örterken boş bir belge veya açık gökyüzü ışık dağılımını açığa çıkarır. Göz, yavaş değişen parlaklık farklarını keskin bir lekeye göre daha geç fark edebilir. Bir kez görülen bulutlanma ise daha sonra normal içerikte de dikkat çekmeye başlar. Ölçüm yapılacaksa panelin ısınması beklenmeli ve ortam ışığı sabit tutulmalıdır.
Işık kılavuz levhasının görünmeyen deseni
Kenar aydınlatmalı panelde şeffaf kılavuz levha, ışığı dar kenardan alıp bütün alana taşır. Levhanın iki düz yüzeyi arasında ilerleyen ışığın önemli bölümü içeride yansır. Alt yüzeye basılmış ya da işlenmiş küçük noktalar bu düzeni yerel olarak bozar ve ışığın öne çıkmasını sağlar. Noktaların çapı, yoğunluğu ve aralığı kaynaktan uzaklığa göre değişir.
Bu desen rastgele bir pütür değildir. Işık kenardan uzaklaştıkça azaldığı için uzak bölgelerde daha fazla çıkarma noktası gerekir. Tasarım başarılıysa göz desenin kendisini seçmez. Levha çizilirse, sıvıyla temas ederse veya yüksek ısıyla eğilirse ışık yolu değişir. Çizgi biçimindeki parlaklıklar, belirgin halkalar ve kenardan merkeze uzanan kararmalar böyle oluşabilir. kenar aydınlatmalı yapının hassasiyeti büyük ölçüde bu levhadan gelir.
Difüzör neyi yayar, neyi gizleyemez
Difüzör film, üzerine gelen dar ışık demetlerini birçok yöne saçar. Bu saçılma, kılavuz deseninin ve ayrı kaynakların izini yumuşatır. Difüzyon sözcüğü farklı alanlarda yayılmayı anlatır, optik filmdeki karşılığı da ışığın yön dağılımının genişlemesidir. Film tamamen saydam cam gibi davranmaz, fakat süt beyaz bir levha kadar ışık kaybettirmemesi amaçlanır.
Difüzör her kusuru silemez. Bir kaynak çalışmıyorsa ya da kılavuzda büyük bir leke varsa, film yalnızca sınırları yumuşatır. Sorun kaybolmak yerine geniş bir gölgeye dönüşebilir. Daha güçlü saçılma homojenliği artırırken izleyici yönüne ulaşan ışığı azaltabilir. Bu yüzden tasarım, eşitlik ile verim arasında denge kurar. Aynı parlaklığı geri kazanmak için kaynakları daha güçlü sürmek, ısı ve enerji yükünü yükseltir.
Prizmatik filmler ve izleyici yönü
Difüzörden çıkan ışığın önemli kısmı yana doğru ilerler. Prizmatik filmlerin yüzeyindeki çok küçük paralel çıkıntılar, bu eğik ışığın bir bölümünü panelin önüne yönlendirir. Çoğu düzende farklı yönlere çevrilmiş iki film kullanılır. Biri yatay eksendeki, diğeri dikey eksendeki dağılımı daraltır. Böylece ekranın karşısındaki parlaklık artar, aynı ışık daha yararlı bir açı aralığına toplanır.
Filmin ters çevrilmesi veya ekseninin yanlış yerleştirilmesi parlaklığı ve eşitliği bozabilir. İki prizmatik yüzey birbirine uygun olmayan açıyla yaklaşırsa geniş dalgalı desenler ortaya çıkabilir. Bu desenler piksel ızgarasından çok daha büyük görünür. Panel onarımı sırasında filmlerin sırasını, ön ve arka yüzünü işaretlemek bu nedenle önemlidir. Gözle birbirine benzeyen iki yaprağın optik görevi aynı olmayabilir.
Prizmatik yapı parlaklığı yoktan var etmez. Yana gidecek ışığı öne topladığı için tam karşıdan bakan göz daha aydınlık görür, geniş açıdan bakıldığında ise kazanç azalabilir. Panel hücresinin görüş açısı güçlü olsa bile arka aydınlatmanın açısal dağılımı kenardan görülen parlaklığı etkiler. Tasarımcı daha geniş dağılım seçerse karşıdan ölçülen tepe parlaklığı düşebilir. Bu değiş tokuş, aynı kaynağın hem güçlü hem her yönde eşit görünmesinin neden kolay olmadığını gösterir.
Toz, nem ve mekanik baskının izleri
Optik filmler arasındaki tek bir toz tanesi ekranda her zaman keskin bir nokta olarak görünmez. Katmanın piksellere olan uzaklığına göre bulanık bir gölge ya da parlak benek oluşturabilir. Toz yüzeye sürtünürse filmde kalıcı mat iz bırakabilir. Temizleme sırasında kullanılan sıvı kenardan içeri sızdığında kılavuz üzerinde kuruyup halka biçimli lekeler oluşturur. Bu lekeler görüntü değişse de aynı yerde kalır.
Çerçevenin baskısı da filmler ile kılavuz arasındaki mesafeyi değiştirir. Özellikle kenarlarda görülen parlak dilimler, sıkı bağlantı veya eğilmiş kasa ile ilişkili olabilir. Isının etkisiyle dalgalanan ince film, geniş açık renk alanlarda bulut gibi görünür. yaşlanma etkenlerini incelerken yalnızca elektronik parçaları değil, bu plastik katmanların fiziksel kararlılığını da hesaba katmak gerekir.
Görüntüye bakarak katmanı ayırt etmek
Optik katman kusurları genellikle içerikten bağımsız konumda kalır. Düz beyaz, orta gri ve koyu gri görüntüler arasında geçiş yapıldığında lekenin şekli değişmeden duruyorsa aydınlatma yolu şüphelidir. Tek bir alt piksel kusuru ise çok daha küçük ve keskin görünür. Geniş bir sararma bölgesi, ışık kaynağının yaşlanmasından, reflektör değişiminden ya da kılavuz kirinden doğabilir.
Her düzensizlik sökülerek düzeltilecek bir hata değildir. Panel katmanlarını ayırmak toz girişine, polarizör çizilmesine ve camın kırılmasına yol açabilir. Önce farklı parlaklık ayarlarında ve görüntülerde belirtiyi gözlemek daha değerlidir. katmanların tam sırasını bilmek, görülen izin olası derinliğini anlamaya yardım eder. Küçük ve yalnızca test görüntüsünde seçilen bir eşitsizlik, normal kullanımda müdahale riskinden daha önemsiz kalabilir.
Belirti fotoğraflanacaksa kameranın otomatik pozlaması yanıltabilir. Karanlık bir ekranı çekerken kamera görüntüyü açar ve gözle zor seçilen ışık sızıntısını abartır. Beyaz alanda ise pozlamayı kısarak gerçek parlaklık farkını saklayabilir. Karşılaştırma için aynı açı, aynı pozlama ve aynı panel ayarı kullanılmalıdır. Fotoğrafın ölçüm cihazı olmadığını bilmek gerekir, yine de koşullar sabitlendiğinde değişimin zaman içindeki yönünü kaydetmek için yararlı bir araçtır.
Renk eşitliği de optik dağılımdan etkilenir. Kaynakların tayfı birbirinden az miktarda farklıysa kılavuz bu ışıkları karıştırır, ancak kenara yakın bölgelerde karışım tamamlanmadan görülebilir. Filmlerin kalınlığı veya yüzey kaplaması değiştiğinde belirli açılardaki renk tonu kayabilir. Beyaz ekranda bir kenarın hafif sıcak, diğerinin soğuk görünmesi yalnızca renk filtresine bağlanmamalıdır. Bakış açısını değiştirerek lekenin sabit kalıp kalmadığını gözlemek yararlıdır. Panelle birlikte hareket eden geniş renk alanı aydınlatmayı düşündürürken, gözün konumuna göre hızlı değişen renk daha çok açısal optik davranışla ilişkilidir. Ayrım kesin değildir, fakat incelemeyi doğru yönde ilerletir.
Aynı gözlemi farklı günlerde tekrarlamak, geçici ortam etkilerini kalıcı panel izlerinden ayırmaya yardımcı olur.